Anlatması zordur baba-oğul ilişkisini...
Küçüğe bir dondurma.. Bu dondurma bazen bir dedenin babaya babanın da oğula uzattığı belki de uzatmak isteyip de uzatamadığı masumluğun simgesi..
Hayatını sorgulayan bir babanın çocuğuna anlatamadıklarının yer aldığı kitap, içinde yer alan bütün hikayelerin taksicilik yapan bir babanın yıllar önce bırakıp gittiği oğluna kendini anlamak üzere kendi iç dünyasına yaptığı sorgulamayı içermektedir. Gündelik konuşma dilli ile anlatılmış kitap, herhangi bir duygu sömürüsü içermemektedir.
Anne- babaya göre çocukları hiç büyümez ya, bir çocuğa göre de babası hiç küçülmez.. O hep babadır. Hiç genç olmamıştır, hiç aşkı yaşamamıştır.. Sizi hiç anlamaz, Onun hiç hayalleri olmamıştır sanki.. Çünkü o hep güçlüdür. Başın sıkışınca, canın yanınca, sınıfta kalınca, dayak yiyince, düşüp kafanı yarınca hatta annen kızınca bile ilk iş babana koşarsın.. Çünkü o hep güçlüdür. Hiç yenilmez...
Okumaya başladığım ilk sayfadan itibaren kitabı yanında bir de kurşun kalem ile birlikte okumam gerektiğini anlamıştım... Her satırını özenle çizdim.. Ama ne yazık ki kitabı okuması için arkadaşıma verdim.. Altı çizili tüm satırları sonra yazacağım tek tek..
Bir baba herşeydir. Hem kızdığınız adam, hem sizi çok düşünen adam...
Hayatınızdan çıkarmak istediğiniz ama çıkınca da eksildiğiniz..
Kendinizi yarım belki de çeyrek hissetmenizin nedeni...
"bir çocuğun babasını ağlarken görmesi önemlidir. devlerin ve kahramanların gözyaşları çok şey öğretir insana."
Aslında bir baba çocuğundan da küçüktür.. Bunu belki de çok geç fark edersiniz.. Çünkü sizden daha çok yaşamış ve hayattan beklentisini azaltacak, kendini sorgulayacak ve hatta belki de içinde boğulacak olan o olaylar silsilesinden kaç kere geçmiş ve sonunda ne kadar az şey bildiğine karar vermiştir.. Siz küçükken büyük olan baba siz büyüdükçe küçülür aslında..




